Makaleler

Ülkemizde özellikle de nüfusun yoğun olduğu Büyükşehirlerde trafik kazaları sonucunda yaralanmalar ve ölümler meydana gelmektedir. Bu kazalar nedeniyle mağdur olan taraflar bir miktar tazminat alarak, bir nebze de olsa maddi zararlarını giderebilmek; ölümle sonuçlanan kazalarda ise ölen kişinin aile bireyleri, duyulan şiddetli üzüntünün bir nebze de olsa gönüllere su serpmesi için tazminat talep edebilirler. Trafik kazalarının yaralanma ile sonuçlanması durumunda kişide bedensel zararlar bırakabileceği gibi; ölüm ile sonuçlanması durumunda ölenin aile bireylerinin uğradığı birtakım zararlar da mevcuttur.

Trafik kazalarının ölüm ile sonuçlanması durumunda uğranılan zararları sıralayacak olursak;

Cenaze giderleri, Ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıplar, Ölüm gerçekleşmemişse tedavi giderleri (bedensel zarar) ile çalışma gücünün (sürekli ya da geçici iş göremezlik nedeniyle) azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar.

Trafik kazalarından kaynaklı kişinin bedensel zararları ise başlıca;

Tedavi giderleri, Kazanç kaybı, Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar, Ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar.

Bu ve benzeri maddi kayıplar nedeniyle mağdur olan kişiler manevi tazminat davası açabilirler. Kusurlu olarak ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren kimse, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Tazminat davalarında hakim, tazminatın kapsamını ve ödeme şeklini, kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler. Hakim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, açılan tazminat davalarında, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine de karar verebilir.

Trafik kazalarının mağdurun ölümü ile ya da ağır bedensel zararı ile sonuçlanması durumunda, açılan tazminat davalarında zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.

Maddi ve Manevi Tazminat Davasını Kimler Açabilir?

Tazminat davasının konusunu oluşturan eylem ve işlemin muhatabı olan kişi örneğin trafik kazalarında mağdur olan taraf maddi ve manevi tazminat davası açabilir. Yaralanan kişi uğrayacağı işgücü kaybı nedeniyle maddi tazminat; trafik kazası sonucunda uğradığı şiddetli elem ve üzüntü nedeniyle de manevi tazminat talep edebilir. Bunun yanında açılan tazminat davalarında, hukuka aykırı işlenen bir fiil ile bir kişinin ölümüne neden olunmuşsa, ölenin destekte bulunduğu yakınları da maddi tazminat davası açabilirler.

Ölüm nedeniyle açılan maddi tazminat davalarına, “destekten yoksun kalma tazminatı” adı verilir. Trafik kazası sonucunda ölen kişinin anne-babası, eşi, çocukları veya ölen kişinin, “kendisine destekte bulunduğunu” iddiasını ispat edebilen herkes maddi ve manevi tazminat davası açabilir.

Kaza sonucunda ölen kişinin ölümünden üzüntü duyan birinci derece yakınları da manevi tazminat davası açabilirler. Ancak trafik kazası sonucunda yaralanan kişinin, yakınlarının maddi tazminat isteme hakları yoktur. Mamafih, yaralanma ağır bedensel zarar (uzuv kaybı gibi) meydana getirmişse yaralananın yakınları da manevi tazminat talep edebilirler.

Trafik kazası sonucunda ölüm, yaralama veya herhangi bir malvarlığı zararı oluşması durumunda şu kişilere karşı maddi ve manevi tazminat davası açılabilir. Trafik kazası nedeniyle açılacak olan tazminat davası araç sürücüsüne, araç sahibi, aracın işleteni ve sigorta şirketine karşı açılabilir.

Manevi Tazminat Nasıl Hesaplanır?

Kanunda, manevi tazminat miktarının nasıl hesaplanacağı düzenlenmemiş olup, Hakim manevi tazminat miktarını belirlerken; “Somut durumun özellikleri, Tarafların mali durumları, Tarafların olaydaki kusurlarının oranları, Meydana gelen manevi zararın büyüklüğü” gibi bir takım kriterlere göre tazminatı belirler.

Manevi tazminat olarak belirlenecek miktar, tazminat sorumlusunu fakirleştirmemeli, tazminat alacaklısını da zenginleştirmemelidir.

Av. Osman Talha YILDIZ