Makaleler

Bir kimsenin dini, siyasi, felsefi, düşüncesini veya inancını açıklamaya, değiştirmeye zorlaması; inanç ve düşüncelerini açıklamasını veya yaymasını engellemesi; ibadet etmesinin engellenmesi; yaşam tarzını değiştirmeye zorlaması “inanç, düşünce, kanaat hürriyetinin kullanılmasının engellenmesi” suçunu oluşturur. 

Türk Ceza Kanunu’nun 115. Maddesinde inanç, düşünce, kanaat hürriyetinin kullanılmasını engelleme suçu düzenlenmiş olup, madde metninde; “Cebir veya tehdit kullanarak, bir kimseyi dini, siyasi, sosyal, felsefi inanç, düşünce ve kanaatlerini açıklamaya veya değiştirmeye zorlayan ya da bunları açıklamaktan, yaymaktan meneden kişi, 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılacağı” belirtilmiştir.

Aynı şekilde bir yerde yapılan dini inancın gereğinin yerine getirilmesinin veya dini ibadet veya ayinlerin bireysel ya da toplu olarak yapılmasının, cebir veya tehdit kullanılarak ya da hukuka aykırı başka bir davranışla engellenmesi hâlinde de, eylemi yapan fail 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

İnanç, düşünce, kanaat hürriyetinin kullanılmasını engelleme suçunun mağduru, dini inancın gereğinin yerine getirmesi veya dini ibadet veya ayinleri engellenen kişi veya topluluklardır. Yalnızca belli bir dine ait kişiler “dini inancın gereğinin yerine getirilmesinin engellenmesi suçunun” işlenmesi bakımından mağdur olabilirler.

Cebir veya tehdit kullanarak ya da hukuka aykırı başka bir davranışla bir kimsenin inanç, düşünce veya kanaatlerinden kaynaklanan yaşam tarzına ilişkin tercihlerine müdahale eden veya bunları değiştirmeye zorlayan kişiye de 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası verilir.

Örneğin protesto etmek suretiyle bir kimsenin inanç, düşünce ve kanaat hürriyetinin kullanılmasının engellenmesi bu suça örnektir. Dini inanışından dolayı, dini vecibelerini yerine getirmek maksadıyla başörtüsü takan bir kadına karşı cebir, tehdit kullanarak başörtüsünün zorla çıkartılması halinde de bu suç işlenmiş olur.

Suçun nitelikli halleri

İnanç, düşünce ve kanaat hürriyetinin kullanılmasının engellenmesi suçunun nitelikli halleri kanunda sayılmış olup bu suçun; silahla işlenmesi, suç işleyen kişinin kendisini tanınmayacak bir hale koyması suretiyle işlenmesi, imzasız mektupla veya özel işaretlerle işlenmesi, suçun birden fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi, suçun var olan veya var sayılan suç örgütlerinin oluşturdukları korkutucu güçten yararlanılarak işlenmesi ve suçun kamu görevinin sağladığı nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle işlenmesi halinde verilecek ceza artacaktır. İnanç, düşünce ve kanaat hürriyetinin kullanmasının engellenmesi suçunun nitelikli hallerinden biri ile işlenmesi halinde faile verilecek olan ceza bir kat daha artırılacaktır.

İnanç, düşünce ve kanaat hürriyetinin kullanılmasının engellenmesi suçu şikayete tabi suçlardan değildir. Savcılık makamınca soruşturulur. Aynı zamanda bu suç  uzlaşmaya tabi suçlar arasında da yer almaz. Taraflar arasında uzlaşma olsa dahi yargılama devam edecektir. Bu suçta dava zamanaşımı süresi 8 yıl olup, suçun işlendiği tarihten başlayarak 8 yıllık süre içerisinde davanın açılmamış ya da açılan davanın sonuçlanmamış olması durumunda zamanaşımına ilişkin hükümler uygulanır.

Av. Osman Talha YILDIZ