Makaleler

Yaşadığımız dönem itibariyle ve dijital ağların gelişmesinin de bir sonucu olarak internet üzerinden sosyal medya araçları kullanılarak gerçekleştirilen internet dolandırıcılığı suçlarının sayısı teknolojinin gelişmesinin de etkisiyle bir hayli arttı.

İnternet dolandırıcılığı suçunun internetin ve dijital dünyanın kullanımının artmasının doğal bir sonucu olarak birçok türü ortaya çıktı. Kimliklerini gizleyerek bilişim sistemlerini aracı olarak kullanan kötü niyetli dolandırıcılar internet aracılığı ile dolandırıcılık suçlarını çok daha kolay bir şekilde işliyorlar. Dolandırıcılar, kişilerin iradelerini fesada uğratarak, vatandaşları hileli davranışlarla aldatarak ve kandırarak mağdur ediyorlar.

Suçun Tanımı

Dolandırıcılık suçu; Hileli davranışlarla bir kimseyi aldatıp, onun veya başkasının zararına olarak, kendisine veya başkasına bir yarar sağlayan kişinin yaptığı eylem olarak tanımlanmıştır.

Nitelikli dolandırıcılık suçu olan internet dolandırıcılığı suçu ise, bilişim sistemleri aracı olarak kullanılarak hileli eylemlerle işlenen ve haksız menfaat sağlanan bir dolandırıcılık türüdür.

İnternet Dolandırıcılığı Suçları

İnternet aracılığı ile işlenen dolandırıcılık suçları başlıca; müşteri tarafından satın alınan bir ürünün gönderilmemesi, kişinin kredi kartı kullanılmak suretiyle yapılan dolandırıcılıklar, sanal arkadaşlık teklifi ve evlilik dolandırıcılığı amacıyla bir miktar para talep edilmesi, sosyal medya siteleri üzerinden yapılan her türlü dolandırıcılık faaliyetleri, kripto para borsası aracılığıyla kişiye birtakım vaatler vererek yapılan dolandırıcılıklar gibi örnekler verilebilir.

Dolandırıcılık mağduru olan kişiler, şikayetlerini adliyelerdeki müracaat savcılıklarına yapabileceği gibi kolluk kuvvetlerinin bulunduğu karakollara giderek de şikayetçi olabilirler.

İnternet dolandırıcılığı olarak bilinen “bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle işlenen dolandırıcılık” suçları, TCK 158. Maddesinde, dolandırıcılık suçunun nitelikli hali olarak düzenlenmiş ve suçun bu eylemlerle işlenmesi halinde cezanın artırılacağı belirtilmiştir.

Nitelikli dolandırıcılık suçları başlıca;

Dinî inanç ve duyguların istismar edilmesi suretiyle; Kişinin içinde bulunduğu tehlikeli durum veya zor şartlardan yararlanmak suretiyle; Kişinin algılama yeteneğinin zayıflığından yararlanmak suretiyle; Kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasi parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle; Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak; Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle; Basın ve yayın araçlarının sağladığı kolaylıktan yararlanmak suretiyle; Tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında; kooperatif yöneticilerinin kooperatifin faaliyeti kapsamında; Serbest meslek sahibi kişiler tarafından, mesleklerinden dolayı kendilerine duyulan güvenin kötüye kullanılması suretiyle; Banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla; Sigorta bedelini almak maksadıyla; Kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle, dolandırıcılık suçunun işlenmesi halinde, ceza miktarı artacaktır.

Suçun Cezası

Dolandırıcılık suçunu işlediği sabit olan kişiye bir yıldan beş yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası verilir. Ancak dolandırıcılık suçunun yukarıda saymış olduğumuz suçun nitelikli halleri ile işlenmesi durumunda üç yıldan on yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur. Bu suçun üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi hâlinde verilecek ceza yarı oranında, suç işlemek için kurulan bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde verilecek ceza bir kat artırılır.

Sonuç olarak İnternet dolandırıcılığı yapan kişilerin yakalanması, ayrı bir sorun teşkil eder. Çünkü bu suçu işleyenler, IP adreslerini ve kişisel bilgilerini sakladıkları için yakalanmaları oldukça güçtür. Dolandırıcılık fiilini işleyen kimselerin maalesef çoğu zaman yaptıkları eylemlerden dolayı suçu işlediği sabit olmadığı gerekçesiyle ifadeleri dahi alınmamakta; dava açılmamaktadır. savcılık yapılan şikayetlere takipsizlik kararı vermektedir.  Dolandırıcıların tespit edilmesine rağmen dava açılsa bile suçu işlediği sabit olmadığı gerekçesiyle beraat etmektedirler. Uygulamada bu tip sorunların önüne geçilebilmesi için yeni yasal düzenlemelerin yapılması gerektiği kanaatindeyiz.

Av. Osman Talha YILDIZ