Makaleler

Ülkemizde boşanmalar ve bunun sonucunda açılan boşanma davaları geçmiş yıllara oranla artış göstermektedir. Artan boşanmalar nedeniyle evli çiftler tarafından merak edilen bir husus da, hangi eylemlerin boşanma davalarında ağır kusur olarak sayılacağı, nelerin boşanma sebebi olarak gösterilebileceği ve benzeri gibi durumlardır. Bu yazımızda boşanma sebeplerini genel hatları ile anlatmaya çalışacağız.

Türk hukukunda boşanma davaları; Anlaşmalı Boşanma ve Çekişmeli Boşanma Davaları olmak üzere ayrılmaktadır. Müşterek hayatın katlanılmaz bir hâl alması ile boşanmaya karar veren eşler, daha önceki yazımızda kaleme aldığımız anlaşmalı boşanma koşullarının sağlanması ile bu yola başvurarak, boşanmanın hızlı bir şekilde gerçekleşmesi için ve boşanma türlerinden olan anlaşmalı boşanma türünü tercih etmektedir. Ancak biz bu hafta çekişmeli boşanma davaları ve boşanma sebeplerini açıklamaya çalışacağız. Peki nedir bu boşanma sebepleri?

Çekişmeli boşanma davaları eşlerin, boşanmanın hukuki sonuçlarında bir anlaşmaya varamaması sonucunda açılan ve tazminat, nafaka, velayet ve bunun gibi konularda uzlaşma sağlanamamasından dolayı çekişmeli olarak açılan bir dava türüdür. Çekişmeli boşanma davalarının özel ve genel sebepleri bulunmaktadır. Sınırsız sayıda  genel boşanma sebepleri vardır ancak özel boşanma sebepleri kanunda sınırlı olarak sayılmıştır.

Özel boşanma sebepleri

Türk Medeni Kanunu’nda sınırlı sayıda sayılmış olmakla özel sebeplere dayanan boşanma davalarıdır. Aldatma, hayata kast, pek kötü muamele veya onur kırıcı davranış, suç işlemek, haysiyetsiz hayat sürme, terk, akıl hastalığı sebebiyle boşanma davası olmak üzeredir.

Genel boşanma sebepleri

Şiddetli geçimsizlik, ortak hayatın çekilmez bir hale gelmesi, evlilik birliğinin temelinden sarsılması, hakaret, güven kırıcı davranışlar, evlilikten doğan yükümlülükleri yerine getirmeme gibi sınırsız sayıda olan boşanma sebepleri, genel boşanma sebepleri olarak karşımıza çıkmaktadır.

Eşler arasında görülmekte olan bir boşanma davasında “özel boşanma sebeplerinin varlığı” halinde davacı eş, karşı tarafın kusurlu olduğunu ispat etme yükümlülüğü altında değildir. Özel boşanma sebeplerinin varlığı, boşanma kararı verilebilmesi için yeterlidir. Bu davada davacı eşin, “özel boşanma sebeplerinden birinin varlığını” ispat etmesi yeterlidir. Ancak açılan bir çekişmeli boşanma davasında “genel boşanma sebeplerinin varlığı” söz konusu ise hakim tarafından tarafların boşanmalarına karar verilebilmesi için, her iki tarafında karşı tarafın kusurunu ispat etmesi gerekir.

1. Zina (Aldatma)

Eşlerden biri zina ederse, diğer eş boşanma davası açabilir. Dava açma hakkı olan eşin boşanma sebebini öğrenmesinden başlayarak altı ay ve her hâlde zina eyleminin üzerinden beş yıl geçmekle dava hakkı düşer. Affeden tarafın dava hakkı yoktur.

2. Hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış

Eşlerden her biri diğeri tarafından hayatına kastedilmesi veya kendisine pek kötü davranılması ya da ağır derecede onur kırıcı bir davranışta bulunulması sebebiyle boşanma davası açabilir. Davaya hakkı olan eşin boşanma sebebini öğrenmesinden başlayarak altı ay ve her hâlde bu sebebin doğumunun üzerinden beş yıl geçmekle dava hakkı düşer.

3. Suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme

Eşlerden biri küçük düşürücü bir suç işler veya haysiyetsiz bir hayat sürer ve bu sebeplerden ötürü onunla birlikte yaşaması diğer eşten beklenemezse, bu eş her zaman boşanma davası açabilir.

4. Terk

Eşlerden biri, evlilik birliğinden doğan yükümlülüklerini yerine getirmemek maksadıyla diğerini terk ettiği veya haklı bir sebep olmadan ortak konuta dönmediği takdirde ayrılık, en az altı ay sürmüş ve bu durum devam etmekte ve istem üzerine hâkim veya noter tarafından yapılan ihtar sonuçsuz kalmış ise; terk edilen eş, boşanma davası açabilir.

Diğerini ortak konutu terk etmeye zorlayan veya ortak konuta dönmesini engelleyen eş de terk etmiş sayılır. Davaya hakkı olan eşin istemi üzerine hâkim veya noter, yapacağı ihtarda terk eden eşe iki ay içinde ortak konuta dönmesi gerektiği ve dönmemesi hâlinde doğacak sonuçlar hakkında uyarıda bulunur. Ancak, boşanma davası açmak için belirli sürenin dördüncü ayı bitmedikçe ihtar isteminde bulunulamaz ve ihtardan sonra iki ay geçmedikçe dava açılamaz.

5. Akıl hastalığı

Eşlerden biri akıl hastası olup da bu yüzden ortak hayat diğer eş için çekilmez hâle gelirse, hastalığın geçmesine olanak bulunmadığı resmî sağlık kurulu raporuyla tespit edilmek koşuluyla bu eş boşanma davası açabilir.

6. Evlilik birliğinin sarsılması

Evlilik birliği, ortak hayatı sürdürmeleri kendilerinden beklenmeyecek derecede temelinden sarsılmış olursa, eşlerden her biri boşanma davası açabilir. Burada davacının kusuru daha ağır ise, davalının açılan davaya itiraz hakkı vardır. Bununla beraber bu itiraz, hakkın kötüye kullanılması niteliğinde ise ve evlilik birliğinin devamında davalı ve çocuklar bakımından korunmaya değer bir yarar kalmamışsa boşanmaya karar verilebilir.

Boşanma sebeplerinden herhangi biriyle açılmış bulunan davanın reddine karar verilmesi ve bu kararın kesinleştiği tarihten başlayarak üç yıl geçmesi hâlinde, her ne sebeple olursa olsun ortak hayat yeniden kurulamamışsa evlilik birliği temelinden sarsılmış sayılır ve eşlerden birinin istemi üzerine boşanmaya karar verilir.

Av. Osman Talha YILDIZ