Ölenin yakınlarının yaşadığı manevi zararların yanı sıra bir kısım maddi zararlar da ortaya çıkar. Ölen kişinin hayattayken destek verdiği kişiler, ölenin yokluğunda “alacağı destekten” mahrum kalması ve bunun sonucunda yaşam standartlarının düşmesi, kötüleşmesi gibi sebeplerle, maddi tazminat talep edebilirler. Ancak bu tazminatı alabilmek için kişinin ölmeden önce ölenden maddi bir destek aldığını ispatlayabilmesi gerekir. Destek, sadece parasal olarak değil eğitim öğretim gibi giderleri karşılamak, mesken sağlamak veya hizmette bulunmak, bakımını üstlenmek ve emek vermek şeklinde de sağlanabilir.
Türk Borçlar Kanunu’nda “Haksız Fiillerden Doğan Borç İlişkileri” başlığı altında ölüm ve bedensel zararlar sıralanmıştır. Bu hükme göre ölüm hâlinde uğranılan zararlar arasında; ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıplar da sayılmıştır.
Destekten yoksun kalma tazminatı alabilmek için ölenin yaşarken destek verdiği ve maddi yardım sağladığı kişilerin almış oldukları desteğin, ölüm nedeniyle ortadan kalkması gerekir. Bu tazminat ile ölenin hayattayken destek verdiği kişilerin ölüm nedeniyle yaşamlarının kötüleşmemesinin önlenmesi için, yaşantılarını sürdürebilmeleri, sosyal ve ekonomik hayatlarına ölümden önceki gibi devam edebilmelerinin sağlanması amaçlanmıştır.
Destekten yoksun kalma tazminatının şartları nelerdir?
Destekten yoksun kalma tazminatı talep edebilmek için ilk şart, destekte bulunacak kişinin ölmüş olmasıdır. Ancak, kişinin öldüğü bilinmiyorsa; kişinin ölmüş olma ihtimalinin kuvvetle muhtemel olduğu ve kendisinden uzun bir süre haber alınamamış olması halinde kişi ölmüş olarak sayılacağından destekten yoksun kalma tazminatı talep edilebilecektir. Bu tazminatın talep edilebilmesi için, ölen kişiden hayattayken maddi bir destek alınıyor olması gerekir. Hayattayken destek alınmayan bir kişinin ölümü nedeniyle maddi tazminat talep edilemez.
Bu tazminatı talep edebilmek için bir diğer şart ise, ölmüş olan kişinin ölümüne neden olan bir durumun varlığı ve ortaya çıkan zarar ile fiil arasında nedensellik bağının bulunması gerekir. Ölen tarafından ölmeden önce sağlanan desteğin de düzenli ve sürekli bir şekilde yapılıyor olması gerekir. Buradan çıkan sonuç, bir kereye mahsus yapılan destekler nedeniyle, destekten yoksun kalma tazminatı talep edilemeyeceğidir.
“Destekten yoksun kalma nedeniyle ortaya çıkan zararlar, TBK hükümlerine göre hesaplanır. Hâkim, bir kimsenin ölümü hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.”
Kimler destekten yoksun kalma tazminatı talep edebilir?
Burada önemli olan husus, ölenin destek verdiği kişilerin ölmeden önce ölenden maddi bir destek alması ve bunu ispatlamasıdır. Maddi bir desteğin yanı sıra eğitim harcamaları, bir kişiye konut sağlamak ve bakım gibi yardımlar da “destek kavramına girer. Ölen kişiden (hayatta iken) destek aldığını iddia eden her kişi destekten yoksun kalma tazminatı talep edebilir. Ancak, bu kimselerin destekten yoksun kalma (maddi) tazminatı talep edebilmeleri, ölen kişiden (hayatta iken) destek aldıklarını delilleri ile ispat edebilmelerine bağlıdır. Anne ve baba; çocuklar, eşler arasında destek ilişkisinin var olduğu kabul edilir. Bu kişiler arasındaki destek ilişkisinin, taraflarca ispatlamasına gerek yoktur. Bu kişiler destekten yoksun kalma tazminatı talep etme hakkına sahiptir.
Ölenin anne babası da bu tazminatı talep edebilir. Çocuğun ileride yaşlanan anne ve babasına bakacağı ihtimaliyle ve çocuğun henüz anne ve babasına destek sağlayamadan ölmesi nedeniyle anne ve baba, ileride sağlanacak bu destekten yoksun kaldıklarını ileri sürerek (çocuğun anne babadan önce ölümü halinde) destekten yoksun kalma tazminatı isteyebilirler.
Bu tazminatın hesaplanmasında, ölen kişinin ekonomik imkanları, ölmeseydi elde edeceği gelirler, ölenin maaş gelirleri, ölüme neden olan haksız eylemler, ölenin yaşam süresi, kusur oranları ve bunun gibi birçok farklı kıstaslar tazminatın hesabına katılır.
Av. Osman Talha YILDIZ